18/12/2009 - hikaye(mühürlenme)
 10.BÖLÜM NESİN SEN KUYRUKSUZ ŞEYTAN MI?
“elizabeth bunu yapma”
Bana yaklaştı “öylemi ne yapıcaksın”
“elizabeth lütfen”
“neden senin istediğini yapıyım ki sen kendini beğenmiş bir ucubesin”deyip kahkaha atarak gitti.
Kendimi yere attım “lütfen”diye fısıldadım arkasından ama gitmişti bile…
***
Evden içeri girdim jacob kapıda beni bekliyordu kolumu tutup beni kendine çekti.
“bırak beni”
“beni affet ben sensiz yaşayamam”
“her şey bu kadar kolay mı önce bana nahuel öptüğümü sölüyorsun sonra gelip beni affet diyorsun”yüzünü bana yaklaştırdı.
“beni affet”dedi ve dudaklarını dudaklarıma kapattı yine aynı şeyi yapıyordu sanki çok güzel bir şey yapmışım gibi beni ödüllendiriyordu onu affetmemi istediğinde yada bir şeye ikna etmek istediğinde beni öpüyordu ve çokta işe yarıyordu.arkamızdan biri öksürdü jacob`da beni bıraktı.
Arkamı döndüm jasper amcam bize tip tip bakıyordu.
“rens bare şunu benim önümde yapmayın”
“sen benim önümde yaparken iyidi”dedim ve jasper amcama sarıldım bana huzur veriyordu.
“hem sen nereye gidiyorsun”
“ah!sorma rosa aşeriyor!avlanmaya gidiyoruz vede volturiler susamış”
“anladım bizde gele bilirmiyiz”dedim ve jacob elini tuttum “evde yalnız kalmak istemiyorsanız gelin çünkü herkes avlanmaya gidiyor kurtlarda.”
“ah!kesin büyük bir av pikniği olucak”dedi jacop ve hep beraber güldük.emmet amcam rosa halamı kucağına almış bir şekilde yanımıza geldi.
“çocuklar tıkanıklık yapmayın arkada dışarı çıkmak için bekleyen büyük bir sıra var”deyip güldü emmet amcam ve hep beraber dışarı çıktık.
***
Avlanıcağımız yere gelmiştik sonunda jacop beni yere indirdi.bütün kurtlar dönüşüm geçirmek için oramana doğru koştular bende rosa halamın yanına gittim.
“hey!kuzen”deyip kulağımı karnına koydum.
Babam yanımıza geldi “acaba kız mı olucak erkek mi”dedi.
“kızımız olucak”dedi emmet amcam kararlı bir şekilde.
“hiçte bir kere erkek”dedi rosa halam ve emmet amcamın karnına yumruk attı.volturiler avlanıyordu.nahuel yanıma geldi.
“biraz konuşa bilirmiyiz”dedi ve masmavi gözlerini bana dikti.
“pekala”dedim annemlerden uzak bir köşeye geçtik
“evet ne konuşucaksın nahuel”
“bana doğrusunu söyle”
“neden sana doğrusunu söyleyim ve neyin doğrusunu”
Elimi tuttu bu anı daha önce yaşamıştım.
“beni sevdiğini biliyorum renesmee sevmeseydin beni öpmezdin”dedi ve yüzünü yüzüme yaklaştırdı.
“sen ne dediğinin farkında mısın”dedim ve ellerini ellerinden çektim.annemlerin yanına koştum bu ne kadarda saçmaydı onu neden seviyim ki.jacob beni arayan gözleri garip bir kıskançlık duygusuyla dolmuştu ve bana doğru koşup yüzümü yaladı.
“iğrençsin”deyip elimin tersiyle yüzümü sildim.jacob`da sanki gülüyormuş gibi uğuladı.
“gülüyor musun”dedim oda onaylar bir şekilde başını salladı ağzımı ve burnumu yaladı.
“şunu keser misim”deyip ağzımı sildim.
Babam belimden beni kaldırdı “jacob seninle biraz ormanda dolaşmak istiyormuş”dedi jacob`ba başını salladı.
“peki”deyip güldüm.etrafıma bir bakındım emmet amcam rosa halamı öpüyordu.
“ıyk!”
“ne oldu”dedi babam ve annem yanımıza geldi ve beni öptü.
“hiç baba sadece..”cümlemi bitiremeden babamda annemi öpmeye başladı.
“ah! Burada beni anlayan kimse yok mu”derdemez jacop havladı.
“hadi gidelim jacob”dedim oda başını salladı.
***
“yine kaybolduk dimi”deyip ağacın altına oturdum.jacob`;da yanıma gelip uzandı başımı o iri kafasının üstüne koydum.nahuel konusunu şimdi açmak istemiyordum ama ona olanları anlatmak zorundaydım.
“jacob nahuel bana kendisini sevdiğim konusunda zorladı yani…”başını sinirli bir şekilde kaldırdı elimle başını okşadım.
“boş ver önemli değil ben hallettim”oda inkar eder bir şekilde başını salladı ve ormana doğru koştu ayağa kalktım.
“jacob dur yaa nereye kayıp olacaksın şimdi”deyip iç çektim
“sadece seninle insan şeklinde konuşmak istedim”diye bağırdı ve yanıma geldi.
“ah! Jacob”
“ne! kurt halimi daha çok mu seviyorsun”
“evet”
“ölemi,peki”
“hayır”
“ne”
“jacob çıplaksın”
Bana daha çok yaklaştı kafamı yukarı kaldırdım
“benden utanmana gerek yok”dedi ve kafamı yüzünün hızasına indirdi.
“jacob utanmıyorum”dedim kısık sesle “ve şimdi defol ve üstünü giyin”diye bağırdım koşa koşa ormana gitti.ağacın altına oturdum.jacob`da jean giymiş bir şekilde yanıma oturdu ona döndüm.
“nahuel cidden önemli değil”dedi yanağıma düşen saçları eliyle kulağımın arkasına koyarak.
“ne demek istiyorsun sen”bu cümleyi son günlerde çok kullanmaya başlamıştım.
“yani onu seviyorsan ona gidebilirsin ben seni hep burada beklerim”kahkaha attım.
“jacob saçmalama bu olay annemin eski arkadaşı mike ile çıkması gibi bir şey”dedim ama gülmedi son derece ciddiydi.
“aşkım”dedi.
“jacob..saçmalama”dedim ve kulağını okşadım bu saçmaydı ama kulağı çok yumuşak ve güzeldi.beni öpmek için yaklaştı ve bir anda çekildi.
“ne oldu”
“sadece biraz tükürük kokuyorsun”
“acaba neden”deyip yüzünü yaladım.
“senden tiksindiğimi sanıyorsun ama yanılıyorsun”deyip yaladığım yeri eliyle silip elini yaladı.
“harbiden de iğrençsin”
“iyi o zaman”deyip beni yere yatıdı.
“bende senin iğrencinim”deyip güldü ve yüzümü yaladı.
“jacob,rens buraya gelin”diye bağırdı annem.
“neden”
“siz şimdi sağlıksız şeyleri avlarsınız buraya gelin”
“ay anne bunun sağlıksızımı var”dİyi bağırdım.
“var”
“öylemi bells ben kimi avlayacağımı biliyorum”
“kimi”diye sordu
“seni”diye bağırdı jacob ve topluluğun olduğu yere doğru koştu.bende biraz ormanda dolaşayım zaten avlanmak istemiyordum ailem beni çağırmadan ormanın derinliklerine doğru koştum…
***
Jacob ile piknik yaptığımız çayıra gelmiştim umarım annemler telaşlanmamıştır.tam karşımda elizabeth birinin kanını içiyordu kıvırcık saçlı birisinin bir anda kızın kolundaki bileziğe gözüm takıldı bu miley ona doğum gününde aldığım bilezikti…
“miley!!bırak onu elizabeth”deyip onu sırtından ittirdim ve miley kucağıma aldım.
“rens bana ne oluyor o kim…..”diye son nefesiyle fısıldadı bütün vücudu kucağımda kıvranıyordu.
“elizabeth”diye kükredim “ona zehir mi verdin”yanıma yaklaştı.
“yeni mi anladın ucube sevgili arkadaşın vampire dönücek”
“nesin sen ilk önce benden,sevgilimi sonra ailemi şimdide arkadaşlarımı mı alacaksın nesin sen kuyruksuz şeytan mı”
“belki”
“bir dakika miley hiç buralara gelmezdi”
“evet beklide birileri onu buraya etiketlemiştir pardon seni ve onu”
“ne demek istiyorsun sen”yine aynı şeyi dedim.
“sadece görüşürüz ucube volturi`ler bu bonus`a benim zehir verdiğimi anlamasınlar yoksa aman tanrım beni öldürürler..görüşmek üzere”dedi dalga geçer gibi.bende ailemin olduğu büyük çayıra doğru koşmaya başladım miley gözlerini korku ile açtı.
“rens yanıyorum her yerim”dedi ve çığlık attı.
“seni kurtarıcam söz miley”
Çığlık atıyor durmadan çığlık atıyor..kolumun dayanacak gücü kalmamıştı…büyük çayıra 10 adım kalmıştı ama ben 10 adım atamıcak kadar yorgundum..
“YARDIM EDİN!”diye bağırdım.
“rens”dedi birileri ve herkes yanıma geldi ve herkes korkuyla miley`e bakıyordu.
“elizabeth”dedim son gücümle “ona vampir zehiri vermiş”
“ne”dedi herkes bir ağızdan.büyükbabam bana yaklaştı ve miley`i benden aldı.
“onu kurtarabilir miyiz”
“yapabileceğim hiçbir şey yok dönüşüme girmiş”
“olamaz,hepsi benim su..çu..m”dedim ve gözlerimin kapandığını fark ettim ve yere düşdüm..
“aşkım”diye seslendi jacob.
“kaç gündür uyumuyor yorgun düştü”dedi annem ve galiba anlıma öpücük kondurdu.
“hadi eve çocuklar bize bugünlük bu kadar macera yeter”
***
Son hatırladığım şey jacob beni tutan kaslı kollarıydı.gözümü açtım büyük evdeki odamdaydık miley bakmam gerekiyordu ben ona sözz vermiştim ama tutamamıştım.kafamı yan tarafa çevirdim annem bana bakıp gülümsedi.
“miley nerde”sesim çok kötü çıkmıştı.
“onu kurtaramadık rens”deyip yanıma gelip oturdu.
“jacob nerde”
“aşağıda”dedi ve bana sarıldı.
“bunu kim yaptı ona”
“elizabeth”
“rens elizabeth bizim yanımızdaydı”
“hayır ona bunu elizabeth yaptı”diye bağırdım.
“tamam hadi aşağıya inelim herkes seni merak ediyor”dedi annem mükemmel gülüşüyle ama bu gülücük biraz yabancıydı bana aşağıya indik
“artık gitmeliyiz”dedi jane
“nediyorsun sen”dedim jane yanına koşarak.
“gidiyoruz!sizin keyfinizi bekleyemem ben”
“miley`i burada bırakamayız”
“o zaman 3 gün daha bekleyip onuda alıp gideriz”
“öylemi sizin şu çok önemli elizabeth`iniz benim arkadaşıma zehir verdi”
“elizabeth bizim yanımızdaydı”
“elizabeth yalancının teki”
“düzgün konuş”dedi jane bende rosa halama döndüm emmet amcam ile birliklte kitap okuyorlardı.
“nasıl hamile kaldın bunu hiç düşündün mü bunu sana elizabeth yaptı”
“ben sadece sizin mutlu olmanızı istemiştim”dedi elizabeth fısıldayarak jane ile alec dutmasını istemiyordu.
Ve bir anda benim kolumdan tutup büyük salondan çıkardı
“sen benim planımı anlamadın galiba ucube”
“neymiş planın bak gerçekten merak ettim”dedim dalga geçer gibi.
“jacob`bı kendime etiketleyeceğimi sanıyorsun ama yanılıyorsun”
“peki namı değer planın nedir”
“uygulanmaya başladı bile görüceksin”deyip gitti.
“hey! Herkes masaya toplansın”dedi büyükbabam
Bende büyük masanın başına gittim
“konuyu uzatmak istemiyorum”
“bencede uzatmasak”dedi emmet amcam böle büyük toplantılardan pek hoşlanmazdı zaten elindeki büyük kitabı ayırdığı yerden açtı ve okumaya başladı ;
“efsaneye göre imkansız bir vampir imkansız bir bebek vampir doğurursa her şey normal bir insan hamileliği gibi geçer”
“ne yani ben 9 ay..”rosa halam cümlesini bitiremeden
İçerinden çığlıklar geldi miley oturduğum yerden kalkıp miley`nin yatdığı odaya koştum yere düşmüş ve çığlık atıyordu.başını dizime koydum
“miley sakin ol ve beni dinle”
“bana ne yaptınız ailemin yanına gitmek istiyorum”dedi sanki öfke kusuyordu.
“bu imkansız”
“neden”
“onların hayatını tehlikeye atmak istemiyorsan gitmeyeceksin”
“yani ben tahlikemiyim”kollarımın arasında kıvranan kız bir ara benim için önemli olmayan biriydi ama onu seviyordum o benim arkadaşındı.
“senn dönüşüm geçir sana her şeyi anlatıcam”
Bir çığlık daha patlattı.
“ne dönüşümü ne diyorsun sen”
“sadece bekle”dedim ve ağlamaya başladım nahuel yanıma geldi ve beni kaldırdı büyükbabam`da miley`i yatağa koydu.
Nahuel`e sarıldım kendimi tutamıyordum yüzümden her süzülen göz yaşı miley için değildi kaybetme korkusuda vardı jacob,ailem ve miley hepsini kaybede bilirdim.nahuel saçımı okşadı.jacob içeri girdi.
“aşkım”dedi ve beni nahuel`in kollarından kurtarıp kendi kucağına aldı.
“alice seninle konuşmak istiyormuş”
“tamam beni indirde gidiyim”deim ve beni indirdi
“nerdeymiş”
“mutfaktaymış”
“tamam”deyip jacob yanağına bir öpücük kondurdum ve mutfağa gittim alice halam beni masada oturmuş bir şekilde bekliyordu.
“merhaba”dedim ve yanına oturdum.
“rens lafı dolandırmak istemiyorum.
“evet”
“keşke benimde bebeğim olsa rosa ile birlikte büyütürüz”
“hala!bunu ondan istemediğini söyle”
“şey..”
“sana inanamıyorum o kız beni yok etmeye çalışıyor”..
yorumlarınızı beliyorum eğer sizde hikaye yazmak isterseniz twilight1bella@hotmail.com yollayın
|