9/11/2009 - robert pattinson haberler(yeni ayda konferansı rob cevapları)

1-Aşk bu filmlerde çok önemli bir yere sahip, ve pek çok hayran ekranda gördüklerinin senin gerçek hayatında da gerçek olmasını istiyor. Filmlerde rol arkadaşın olan kadınlara gerçek hayatta aşık olmamayı nasıl birbirinden ayırıyorsun? -Her zaman bunun için para aldığını hatırlamalısın. Bununla birlikte gelen pek çok çağrışım var. İşte bu en büyük ayrımlardan biri.
2-Edward ile ortak kişisel özelliklerin neler? -Sanırım inatçılığım, bazı açılardan. Edward bayağı kendini beğenmiş. Ben bazı konular hakkında takıntılı ve olabilirim. Bazı şeylere çok sahip çıkabilirim.
3-Neler hakkında? -İşimi nasıl yapacağım ve nasıl algılanmak istediğim konularında bazen gülünç bile sayılabilecek kadar belirgin fikirlerim var mesela. Başkalarını dinlemem. Bu yüzden yayıncım falan da yok. Buna tahammül edemem. Birisi bana birşey yapmamı söylemeye kalkarsa bu bir hata olabilir. Titiz olayı seviyorum ama bir aktör için bu kontrolü bu kadar elde tutabilmek de her zaman mümkün de olmuyor. Alacakaranlık serisi hakkında ki iyi şeylerden biri bana ufak şeyler hakkında kontrolü vermiş olması ki bu hoşuma gidiyor. Kontrol altında tutabilmek hoşuma gidiyor.
4-Her film ile birlikte Edward’ı takdir ediyor musun? Onda en çok hoşuna giden özellikler ne? -Yeni Ay’ı okuduğumda bana ilk filmde Edward’ı nasıl oynayacağım konusunda fikir vermişti. Bu kendimi onunla en çok bağdaştırdığım ve bence Edward’ın insancıl yanının en ağır bastığı film. İlk filmde, filmin başından sonuna kadar idealist bir karakter olarak kalabiliyor. Ama ikinci filmde, kendisi dahil herkes tarafından kabul edilen bir hata yapıyor. Ayrıca daha güçlü yaratıklar ve duygusal olarak da insanlar tarafından zarar görüyor. İşte bunlar onu bu filmde insanlaştıran şeyler.Kitapları okuduğumdan beri onu bir karakter olarak her zaman beğendim, ve bu duyguları filmler boyunca vermeye çalıştım. O hikayenin kahramanı olduğunu inkar eden bir kahraman, ve ben bunun takdire değer olduğunu düşünüyorum.
5-Edward’ın İtalya’da güneş ışığına çıkacağı sahnenin çekimlerinde neler düşünüyordun? -Sahne hakkında bazı şeyleri o sırada farkedebildim. İnsanların bu karaktere olan duygusal bağını hissedebildiğim anlardan biriydi benim için. Çünkü aslında Alacakaranlık hayranı olup o sahnede figüran olarak rol alabilmek için gelmiş bir sürü hayran vardı çekimlerin yapıldığı meydanda. Gün ışığına adım attığım anda Comic-con’dan beri hayranlara karşı hissettiğim sorumluluk duygusunu birkez daha hissettim. Güzel bir andı. Çok stresliydi ama büyük ihtimalle bütün seri boyunca karakteri en iyi hissedebildiğim andı.
6-Chris Weitz ile çalışmak hakkında konuşabilir misin ve onun kadroya verdiği müfredat sana nasıl yardımcı oldu? -Şimdiye kadar hiçbir yönetmenden böyle birşey almamıştım. 40 veya 50 sayfa idi, ve bir takım mektuplar ve elektronik postalar vardı. Bu müfredat ile bizimle aynı sayfada olduğunu ve filmi tamamen birlikte yaptığımızı göstermeye çalışıyordu. Ve tüm film boyuncu bu durumunu değiştirmedi. Aldığı övgülerin çokluğu çok komik gelebilir. Japonya’da o ve eşi ile birlikteydim, eşi bu övgülerden bunaldı bile. Ama o aziz gibi. Şimdiye kadar bırakın yönetmeni, tanıştığım en iyi insanlardan biri. Bu filmde pek çok şekilde kendini gösteriyor. Film seri içerisinde özel bir yere sahip oluyor. O birlikte çalışmak için mükemmel bir insan
|
|
Yorum yaz!
|
|
|
|